YASAM SEKLI OLARAK HELENISTIK POLIS

by on 29 Απριλίου 2017

Polis (kent devleti); Arkaik Çağ’dan itibaren Yunan kültürünün temelini oluşturmuştur. Polis burada siyasi, sosyal ve dini düzen sistemi aracılığı ile özerkliği, menfaat eşitliliğini ve iç istikrarı en yüksek seviyede gerçekleştirmeyi hedefleyen bir toplum olarak algılanmaktadır. Bu durum kendine özgü bir vatandaşlık anlayışı ile buna bağlı bir kent görünüşü olarak yansımaktadır. Bilim dünyası İ.ö. 4. yy.ı ve özellikle Helenistik Çağ’ı çoğu zaman Klasik Çağ’da doruk noktasına ulaşan polis’in çöküş dönemi olarak algılamıştır. Kent devletlerinin söz konusu zaman diliminde güçlü konuma gelen hanedanlıkların himayesine girmekle birlikte kendi özelliklerini kaybettikleri ve sonucunda bir değişim yaşadıkları öne sürülmektedir. Özellikle polis kurumlarının değişimi ve ayrıca kentlerdeki kamusal mekânın alışılmadık bir biçimde düzenlenmesi; bu sanılan çöküşün göstergesi olarak yorumlanmaktadır.

Ancak, Helenistik Çağ’da çok sayıda yeni kurulan polis tipi yerleşimlerin varlığı ile Yunan kent kültürünün yoğun şekilde yayılmış olması vurgulanarak; polis devletinin “çöküşü” savına önceden beri kuşku ile yaklaşanlar da olmuştur. Bu kuşkuyu haklı kılan unsurlar olarak danışma ve halk meclisleri, gymnasium ve tiyatro gibi önde gelen siyasi ve kültürel kurumların sahip oldukları güç ve önem ile bunlara bağlı olarak mimari ve urbanistik değişimler gösterilmektedir. Menfaat eşitliğini sağlama çabası, vatandaşların katılımı ve bunların sonucunda ortaya çıkan vatandaşlık anlayışı temelinde polislerin vatandaş ve kent görünüşünü etkileyen ortak noktalar ve bireysel özellikler monarşik unsurlara rağmen gelişmeye devam etmiştir. Demek ki polis değişik şartlar altında bile ve özerkliğini kaybetmesine rağmen hanedanlıkların içinde toplumu bir araya getiren unsur olarak çekiciliğini kaybetmemiştir. Bu nedenle antik medeniyetleri anlamak açısından polisin o çağda nasıl uyum sağlayarak başarı elde ettiğini araştırmak öncül bir ilgi odağıdır.

Yeni yaklaşımımız yukarda çizilen çerçevede Helenistik Çağ’da değişen polis işlevini sorgulamaktadır. Polis topluluğunun karmaşıklığı ve canlılığı; ancak sosyo-politik şartların kentsel değişmelerle birlikte değerlendirilmesi ve birbirlerine bağımlı unsurlar olarak algılanması ile yeterince anlaşılabilecektir. Helenistik polisler ve onların kent merkezleri şimdiye kadar genelde değişmeyen unsurlar olarak algılanmış olsa da biz onların tarihi gelişimlerini dinamik bir süreç olarak var sayıyoruz. Bu süreci daima yukarıda çizdiğimiz menfaat eşitliği ile dış gelişmelere uyum sağlama belirlemektedir. Sosyal yapıların ve davranışların, ayrıca kültürel düşüncelerin ve algılamaların nasıl değiştikleri, bu değişmelerin siyasi ve dini alanların biçimlenmesine nasıl yansıdıkları ve sosyokültürel yapıyı nasıl etkiledikleri uygun örnekler aracılığı ile tüm karmaşıklıklarıyla anlaşılmalıdır. Etkenlerin birbirleriyle olan bağımlılıklarını ortaya çıkaran bu örnekler başka araştırmalar için yol gösterici olacaklardır.

Siyasi toplumun oluşumu ve mimari kent tasarımı ile ilgili taslaklar Eskiçağ bilim dallarının birbirinden bağımsız işledikleri çeşitli antik kaynakların ve anıtların ancak birleştirilmesi ile anlaşabilecektir. Böylece kendi aralarında yakın ilişki içinde ortak çalışan ve belli bir konuya odaklanan bir dizi tarihi ve arkeolojik incelemeler Helenistik polis’i etkileyen faktörlerin yeni bir anlayışını sağlayacaktır. Böylece polis’in örneğin kraliyetlerle olan siyasi ilişkilerde kendisinin belirleyici bir etken olduğu da ortaya çıkacaktır.

Değindiğimiz konular ancak mevcut olan araştırma birimlerinin birbirleriyle sıkı işbirliği yapmasıyla işlenebilecektir. Bu sebeple öngörülen program aracılığı ile benzer amaçları olan arkeolojik projeler birbirleri ile ve tarih içerikli araştırmalar ile yeni bir tarzda bağdaştırılacaktır. Belli yazıt gruplarını konu alan epigrafik incelemeler, kazılar, tek yapılar üzerine yapılan mimari araştırmalar, yüzey araştırmaları, daha küçük merkezi alanlarda gerçekleşen arkeolojik araştırmalar, nümismatik konular veya hukuk ağırlıklı projeler birbirleriyle buluşturulacaktır. Katılan bilim insanları arasında kurulan ağlar aracılığı ile farklı arkeolojik ve tarihi yöntemlerin birleştirilmesi oldukça değişik perspektiflerin dikkate alınmasını sağlayacaktır. Çünkü sadece bu şekilde Helenistik polis’in gelişimini belirleyen dinamizm ve çeşitlilik tüm yüzüyle anlaşılacaktır.

Prof. Dr. M. Zimmermann

Be the first to comment!
 
Leave a reply »